Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, Allah’a sonsuz hamd ederiz ?ükrederiz ki; bir defa daha biraradayyz.
Konumuz mu? Mutluluk...
Allah’yn biz insanlary yaratmaktaki yegâne gayesi. Allahû Tealâ, Allah’a kul olmamyzy ister. Bunun için yaratylmy?yz. Kulluksa her safhasynda daha üst seviyede, daha üst seviyede, daha üst seviyede bir mutlulu?u içerir. Zariyat Suresinin 56. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ ?öyle buyuruyor:
51/ZARYYAT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya’budûn(ya’budûni).
Biz, insanlary ve cinleri ba?ka bir ?ey için de?il; Bize, kul olsunlar diye yarattyk.
Allah’a kul olmaksa mutlulu?un temel simgesidir. Her kademedeki kulluk, mutlulu?u arttyran bir hüviyet ta?yr. Allah’a ula?mayy dilediniz; mutlulu?unuz ba?lar. Neden ba?lar? Çünkü sizi mutsuz kylan, aslynda hep ?eytanyn üzerinizdeki negatif tesiridir. Herkes kendi dü?üncesi zanneder. Namaz kylma zamany gelmi?tir; içinizden bir ses “namazy kylma, ba?ka i?ini yap” diye size hep seslenir durur. Sizi devamly namazdan uzak tutmaya çaly?yr. Siz de zannedersiniz ki; canynyz namaz kylmayy istemiyor, o sizin sesiniz. Hayyr, sizin sesiniz de?il; o ?eytanyn sesi.
Allahû Tealâ buyuruyor ki:
24/NUR-21: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâti? ?eytân(?eytâni), ve men yettebi’ hutuvâti? ?eytâni fe innehu ye’muru bil fah?âi vel munker(munkeri), ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men ye?â’(ye?âu), vallâhu semîun alîm(alîmun). Ey âmenû olanlar! ?eytanyn adymlaryna tâbî olmayyn. Kim ?eytanyn adymlaryna tâbî olursa o, muhakkak ki ; (nefsi ve ?eytan tarafyndan) fuhu?la ve münkerle emredilmi?tir. E?er Allah’yn fazly ve rahmeti üzerinize olmazsa (nefsinizin kalbine giremezse), içinizden hiçbiriniz, ebediyyen nefsinizi tezkiye edemezsiniz. Ve lâkin Allah, (nurlaryny kalbine göndererek) diledi?i ki?inin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, i?itir ve bilir.
Münker; Allah’y ve söylediklerini inkâr etmek istikametindeki bir ystylahtyr. Fuhu?sa, nefsinizin afetlerine tâbî olma keyfiyetidir. Ykisi de Allah’yn ho? görmedi?i hususlardyr.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, Allahû Tealâ’ya sonsuz hamd ve ?ükrederiz ki; sizlere mutluluk konusunda bu yazyyy Bize nasip kyldy. Mutlu musunuz sevgili karde?lerim, bizi okuyanlar? Birço?u mutlulu?un ne oldu?unu pek bilmedikleri için “Biz mutluyuz.” derler. Ama devamly hallerinden ?ikâyet ederler. Buna ra?men gene de mutlu olduklaryny iddia ederler.
Sevgili karde?lerim, mutluluk devamly bir vetiredir. Devamly bir fenomendir. Kesintisizdir. Hep mutlu olma hali... Mutluluk, insano?lunun çevresiyle bir uyum halinde olmasydyr. Kavganyn bitmesi halidir. Ki?inin sulh ve sukûna ula?masy halidir. Sava?yn bitti?i yer, sulh ve sukûnun ba?lady?y nokta; i?te bu önemlidir.
Ba?langyçta ruhunuzu Allah’a do?ru yola çykaraca?ynyz (14. basamak) güne kadar, ruhunuzla nefsiniz arasynda devamly bir sava? vardyr. Bir ba?ka ifadeyle, nefsinizin afetleriyle ruhunuzun hasletleri arasynda bir sava? vardyr. Nefsinizin bütün afetleri Allah’yn bütün emirlerine mutlaka kar?y çykarlar. Ruhunuzun hasletleriyse Allah’yn bütün emirlerini mutlaka yerine getirmek isterler. Madalyonun öbür tarafyna bakalym. Nefsinizin afetleri Allah’yn yasaklaryny mutlaka i?lemek isterler. Ruhunuzun hasletleri Allah’yn yasaklaryny asla i?lemek istemezler. Öyleyse ruh, emirler cephesinde de nehiyler (yasaklar) cephesinde de Allah’yn bütün emirlerini mutlaka yerine getiren bir özelli?in sahibidir. %100 hasletlerle donatylmy?tyr. Nefsiniz de Allah’yn emirlerini çi?nemeye yönelik, yasak etti?i bütün fiilleri i?lemeye yönelik bir dizayn içerisinde yaratylmy?tyr. Öfke, kin, kyskançlyk, haset, isyan, dü?manlyk nefsinizin temel afetleridir. Kavganyn arkasynda mutlaka nefsiniz vardyr.
Sevgili karde?lerim, ba?langyçta ruhunuz sizinle beraberdir. Emaneti henüz yola çykarmadynyz. Emanet sizinle. Ne zaman mür?idinize ula?yrsanyz, tâbî olursanyz, tâbî oldu?unuzda ruhunuz vücudunuzu terkedecektir. O zaman kavga, ruhunuzla nefsiniz arasynda olmayacaktyr. Devreye iradeniz girecektir. Devreye, devrin imamynyn ba?ynyzyn üzerindeki ruhu girecektir. Ama aslynda Allah ile olan ili?kilerinizde bir güzellikler demeti her zaman sizi bekler. Ama buna lâyyk olmak mecburiyetindesiniz. Allahû Tealâ’nyn size sa?lady?y en büyük güzellik, siz ne zaman Allah’a ula?mayy dilerseniz, o andan ba?layan bir mutlulu?un size mutlaka ula?masydyr.
Allah’a ula?mayy dileyen bir ki?ide Allah, Rahîm esmasyyla tecelli eder. Bu tecelli mutlaka ?eytanyn, insan ?eytanlaryn ve cin ?eytanlaryn ve iblisin insan üzerindeki negatif tesirini bütünüyle yok eder. Allahû Tealâ görünmez bir zyrhla sizi ku?atyr. ?eytanyn hiçbir konusunda siz artyk tesir altyna girmezsiniz. Allah’a ula?aca?ynyz güne kadar durum budur. Dünyadaki en mutlu insanlardan birisi olursunuz. Pencereleri açyp dy?aryya seslenmek istersiniz “Mutluyum!” diye. Y?te hedefiniz o olacak ki sevgili karde?lerim, o mutlulu?u ya?ayabilesiniz. En güzeli ya?amak, ya?ayabilmek. En güzele do?ru bir yolculuk. Y?te bu tasavvuftur. Bu, Kur’ân kültürüyle hareket etmektir. Bu, Kur’ân’y ya?amaktyr. Tasavvuf, Kur’ân’y ya?amanyn adydyr. Kur’ânî bir ya?amdyr. Kur’ânî ya?amyn bütünüdür. A’dan Z’ye bütün Kur’ân-y Kerim’i ihtiva eder.
Öyleyse sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, Allah’a sonsuz hamd ve ?ükrederiz ki; her?ey en güzel standartlarda tahakkuk ediyor. Nefsimizin afetlerinin kavga sebebiyle huzursuzlu?a neden oldu?unu görüyoruz. Yçimizde diyalektik bir kavga var. Do?unca ba?layan, nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmedikçe ölünceye kadar devam edecek olan, bir kavga. Y?te bu aslynda iç dünyanyzda mutsuz olmanyzyn temel nedenidir. Nefsiniz Allah’yn emirlerini çi?nemek, ruhunuzsa gerçekle?tirmek ister. Bu sebeple birbirine zyt dü?üncelerin sahibi oldu?u için, ikisi birden kendi dediklerini aklyn kabul etmesi için, gerçekle?tirmesi için akla müracaat ederler. E?er akyl Allah’yn bütün emirlerinin yasak edildi?i, yasaklarynyn serbest byrakyldy?y bir ortamda ?uur kazanmy?sa, o nefse ye?il y?yk yakacaktyr. Nefs hep Allah’yn yasak etti?i fiilleri i?leyecektir ve Allah’yn emirlerini gerçekle?tirmeyecektir. Böylece ki?i bata?a hergün biraz daha batacaktyr. Ama dünyada da cehennemde de azap çekecektir. Hep huzursuz bir insan olarak ya?ayacaktyr. Sebebini bilmedi?i bir huzursuzluk onu syk syk rahatsyz edecektir.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, her?ey öylesine güzel dizayn edilmi? ki… Bir tarafta mutsuzluk var, nefsinizin afetleri sebebiyle; bir tarafta mutluluk var, nefsinizin afetlerini yok etmeniz sebebiyle. Öyleyse Allahû Tealâ’nyn, siz Allah’a ula?mayy diledikten sonra üzerinize ula?ty?y tesirde Allah’yn koruyucu kalkany sizi ?eytanyn bütün taleplerinden korur. Ruhunuzu Allah’a ula?tyrana kadar siz asla ?eytanyn hükümranly?yna girmezsiniz. Ruhunuzu Allah’a ula?tyrdyktan sonra tehlike ba?lar. Çünkü kalbinizin yarysyndan fazlasy, en az %51’i nurla kaplanmy? olacaktyr. Karanlyklar; yani ?eytanyn hakimiyet alany %100’den %49’a dü?mü?tür. ?eytan partiyi kaybetmi?tir. Nefsin kalbinin ço?unlu?u, (%51’i) artyk Allah’yn bütün emirlerine itaat eden nurlarla donanmy?tyr. Yasaklaryny ise gerçekle?tirmek istemeyen bir dizayn... Ve hakimiyet ?eytandan ve ?eytanyn emirlerini gerçekle?tirmek isteyen afetlerden, Allah’yn emirlerini gerçekle?tirmek isteyen fazyllara ve %2 rahmete geçmi?tir. O kalpte artyk hakim olan Allahû Tealâ’nyn dizaynydyr. Ruhunuzu Allah’a ula?tyrdy?ynyz an bu gerçekle?ir. %51 nur birikimi, ruhunuzun Allah’a ula?ty?y noktayy ifade eder.
Yç dünyamyzda neden mutsuzuz? Çünkü nefsimizdeki afetler devamly olarak Allah’yn emirlerini çi?nememizi, yasak etti?i ?eyleri ise i?lememizi isterler. Zikirle nefsimizin kalbine yerle?en Allah’yn fazyllary ve rahmeti bunun tam tersini isterler. Allah’yn emirlerine mutlaka itaat etmenizi, yasaklaryny asla i?lememenizi isterler. Y?te böyle bir ortamda, Allah’a ula?mayy diledi?iniz noktadan itibaren Allahû Tealâ sizi Kendisine ula?tyryncaya kadar sizi adeta bir fanusun içine koymu?tur. ?eytandan gelecek olan her türlü tehlike Allahû Tealâ tarafyndan önlenmi?tir. Allah’a ula?mayy diledi?iniz andan itibaren Allah’yn kulu oldunuz. Allah’a ula?mayy dilemeden evvel ?eytanyn kulu idiniz. Diledi?iniz andan itibaren mutluluk sizin için hazyr bir müessesedir.
Sevgili karde?lerim, mutlulu?u ya?amak hepiniz için Allahû Tealâ’nyn hak olarak gösterdi?i bir husustur. Bu sizin hakkynyzdyr. Mutluluk, sizlerden kimler Allah’a ula?mayy dilemi?se onlaryn hakkydyr. 5-6 aylyk bir zaman parçasynda o ki?i mutlak bir saadeti ya?ayacaktyr. Çünkü ?eytanyn üzerindeki nüfuzu syfyrlanmy?tyr. Ta ki o ki?i ruhunu Allahû Tealâ’ya ula?tyrsyn veya daha açyk bir ifadeyle; Allah o ki?inin ruhunu Kendisine ula?tyrsyn.
Allahû Tealâ: “Ben insana ruhumdan üfürdüm.” diyor. Üfürdü?ü, Allah’yn bir yaraty?y olan Allah’yn ruhu. Ve o ruhta bizim ruhlarymyz kayboluyor, yok oluyor, ona kary?yyor. Sevgili karde?lerim dikkat ediniz ki; Allah’a ruhunuz ula?tyktan sonra bir daha ruhunuzla fizik vücudunuzun birle?mesi mümkün de?ildir. Ruhunuz Allah’tan emanet olarak gelmi?tir. Bu dünyada ya?arken ruhunuzu Allah’a ula?tyryrsanyz ula?tyryrsynyz ve huzursuzluktan kurtulmu? olursunuz. E?er bunu gerçekle?tirmezseniz, ruhunuzu Allah’a ula?tyrmazsanyz, o zaman ölümünüzde Azrail (A.S) ve onun takymy konta?y kapattyktan sonra; yani mitekondrileriniz artyk elektrik üretimini gerçekle?tiremedikleri noktadan sonra, nefsinizin de ruhunuzun da fizik vücudunuzun içinde yer almasy mümkün de?ildir, vücudu terketmek zorundadyrlar. Çünkü vücudunuz artyk onlary kendisinde baryndyrmak imkânynyn sahibi de?ildir. E?er ki?i ruhunu Allah’a ula?tyrmadyysa, ruhu vücudundaysa mutlaka vücudu ruhu reddedecektir, kapy dy?ary edecektir; çünkü artyk çekim alany, elektromanyetik alany ruha kar?y da nefse kar?y da geçerli de?ildir, yoktur. Nefs de ruh da bu standartlar içerisinde fizik vücudun içinde kalamayacaklardyr, fizik vücudu terkedeceklerdir. Terkettikten sonra da nefs, fizik vücutla beraber mezara ula?acak, (40 gün süreyle öyle oldu?u söyleniyor, Kur’ân-y Kerim’de buna dair bir hüküm yok) fizik vücutla beraber kalacaktyr. Suallere cevap verecektir. Ve ki?i günahy kadar orada azaplandyrylacaktyr. Süre 40 gün çevresindedir. Ayny zamanda ki?inin i?ledi?i bütün güzelliklerin kar?yly?y mutluluk olarak ona ya?atylacaktyr.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, Allah ile olan ili?kilerinizde mutluluk, Allah’a ula?mayy dilemeyen hiç kimsede kesinlikle yoktur, o ki?i mutlu de?ildir.
Bir insan mutlu olup olmady?yny nasyl anlar? Onu anlatalym. Bu, 3 ayry cepheden mütâlea edilecektir. Yç dünyanyzda kesintisiz bir mutluluk, sulh ve sukûn hali; dy? dünyanyzda kesintisiz bir mutluluk, sulh ve sukûn hali ve Allah ile olan ili?kilerinizde kesintisiz bir mutluluk, sulh ve sukûn hali. Ne demek istiyoruz?
Yç dünyanyzdaki mutluluk, nefsinizin afetleriyle ruhunuz arasyndaki kavganyn bitmesi halidir. Bu kavga devam etti?i sürece insan huzursuz olur. Nerede kavga varsa, kaos varsa orada mutsuzluk vardyr, huzursuzluk vardyr. Y?te kavganyn, kaosun devam etmesi, o ki?inin Allah’a ula?mayy dilememesi standartlarynda cereyan eder. Ki?i Allah’a ula?mayy diledi?i taktirde olay bitmi?tir. Burada artyk farkly bir durum geli?ir. O ki?i ruhunu Allah’a ula?tyrana kadar ?eytanla ili?kisi kesilir. Bu ki?i nefsiyle ruhu devamly kavgada oldu?u için mutsuz olur? Nefsin istedi?ini ruh istememekte, ruhun istedi?ini de nefs istememektedir ve bu kavga bu sebeple devam eder gider.
Ki?inin iç dünyasynda nefsiyle ruhu arasynda kavga varsa o ki?i huzursuz bir insandyr, mutsuz bir insandyr. Ki?i mutluluk tarifinin dy?yna çykar. Mutlulu?u ya?ayanlar bilirler, ki?i her zaman huzurludur, mutludur. Dy? olaylar onu birkaç dakikadan fazla i?gal edemez. Allahû Tealâ derhal yardymyny gönderir.
Görüyoruz ki ki?i iç âleminde ruhunun istedi?ini nefs istemedi?i için, nefsinin istedi?ini ruh istemedi?i için mutsuzdur. Devamly kavga halinde olurlar ve bu kavga devam eder. Ki?inin ruhu vücudundan ayryldy?y andan itibaren artyk o vücuttaki dizayn farkly bir dizayn olmu?tur.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, ki?i iç dünyasynda nefsiyle ruhu arasynda devamly çaty?malar sebebiyle hep huzursuzdur. Yanly? bir ?ey yapty?y zaman Allah o ki?iye azap verir, ruh nefse huzursuzluk verir. Ki?i bu sebeple huzursuzdur, sykyntylydyr. Hatalar, yanly?lyklar devam edece?i cihetle nefs hep Allah’yn emirlerinin zyddyny yapaca?y için, ki?i devamly Allahû Tealâ’dan azap görür. Bu, ki?inin iç dünyasyndaki kavganyn muhtevasynyn yanyba?ynda ki?inin dy? dünyasyna dönük olaylarda da cereyan eder. Ki?i iç dünyasynda mutsuzdur, nefsiyle ruhu arasyndaki kavga sebebiyle. Her i?ledi?i günahtan sonra Allahû Tealâ o ki?iye azap eder. Bu günah ki?isel günah olabilir. Bu günah ba?kalaryna yapylan bir eza sebebiyle olu?an bir günah olabilir. Her ikisinde de durum de?i?mez. Birisi iç âlemimize di?eri dy? âlemimize ait olan bir olay.
?imdi bu noktaya kadar iç âlemimizdeki mutsuzluk olayyny gözden geçirdik. Acaba dy? âlemimizde ba?ka insanlarla ili?kilerimizde neden mutsuzuz? Dy? âlemimizde biz insanlar mütemadiyen ba?kalarynyn üzerinde hakimiyet kurmaya çaly?yryz. Ba?kalaryndan üstün oldu?umuzu onlara ispatlamaya çaly?yryz; çünkü nefsimiz ve ?eytan böyle olmasyny ister. Yani bizim bu konuda devamly etrafymyzdaki insanlary rahatsyz etmemizi ister. Üstünlü?ümüzü onlara mutlaka ispat etmemiz için bizi zorlar. Ve böyle olunca da ki?i bir üstünlük tela?esi içerisinde ba?kalaryna zulmetmeye ba?lar. Bir ki?ilik ispaty, üstün olma davasy, ki?iyi ba?ka insanlarla arasy açylan, kavgacy, küstah bir hale getirir. Dy? dünyasynda ki?inin kavga vardyr. Ne zaman bu ki?i ba?kalaryna bir kötülükte bulunursa -ki devamly i?i, kötülük etmektir- arkasyndan Allah mutlaka o ki?iye azap eder. Arkasyndan da ruh nefse huzursuzluk verir. Böylece ki?i dy? dünyasyndaki anlamsyz bir kavga sebebiyle, Allah’yn dostlarynda olmamasy gereken bir kavga sebebiyle devamly etrafyndakilerle bir cedelle?me içindedir. Kavga söz konusudur.
Nerede kavga varsa, kaos varsa orada mutsuzluk, huzursuzluk söz konusudur. Nefsinin afetleri sebebiyle ba?kalaryna hep kötü davranyr, o insanlardan da hep kötülük alyr. Yani birisine bir kötülük edildi?i zaman, kötülü?ü eden daha o anda Allah’tan cezasyny alyr, huzursuz olur, Allahû Tealâ onu sykyntyly kylar, huzursuz kylar; çünkü ona azap eder. Arkadan da ruh nefse huzursuzluk verir. Böylece ki?i her yapty?y günahyn, ba?kalaryna çektirdi?i sykyntynyn bedelini mutlaka Allahû Tealâ’ya da öder ruha da öder. Y?te böyle bir dizaynda görünen odur ki; dünya üzerinde ya?arken fizik vücudumuz, e?er o ki?i Allah’a ula?mayy dilememi?se huzursuzdur, sykyntylydyr, nefsimiz de ayny sykyntynyn ve huzursuzlu?un içindedir. Ve bu sykynty ölene kadar hep devam eder, o ki?i Allah’a ula?mayy dilemedikçe.
Ba?ka birisine bir kötülükte bulundu, onu a?a?ylady, dövdü, ona huzursuzluk verdi, ba?yrdy, ça?yrdy. Herbirisi, o ba?yrdy?y ça?yrdy?y dövdü?ü ki?iyi huzursuz ederken, onu yapany da rahatsyz eder. Arkasyndan da zaten o ki?iye azap gelir. Allahû Tealâ o etrafyna zarar veren ki?iyi huzursuz ettikten, ona azap verdikten ba?ka, ruh da nefsi huzursuz kylar. Ama kendisine kötülük etti?i ki?i, intikam almak için fyrsat bekleyecektir. Yntikamyny almanyn müsait noktasyny buldu?u zaman mutlaka intikam alacaktyr.
Yntikam almak isteyen ki?i, fyrsat bulursa mutlaka intikam alyr. Yntikam aldy?y zaman yeni bir huzursuzluk ba?lar. Çünkü Allahû Tealâ, yeniden ona sykynty verir, azap verir. Ruh da nefse huzursuzluk verir, sykynty verir. Öyleyse yeter mi? Hayyr, gene yetmez. Çünkü o ki?i bizden intikam almak isteyip de intikamyny alabildi?i gün, biz kendimize bir kötülük yapyldy?y intibayyla ya?aryz. Daha evvel yapty?ymyz ?eyi atlaryz, es geçeriz. Bize bir hakaret olmu?tur. Bize kar?y kötü davranylmy?tyr. Önemli olan, bizim üzülmemiz için sebep budur. Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, kötülük yapty?ymyz ki?i, imkân buldu?u anda mutlaka bizden intikamyny almak isteyecektir. Yntikam alyrsa, bir defa daha huzursuz oluruz. Allahû Tealâ bize bir ?ey yapmaz ama o ki?inin davrany? biçimi bizi huzursuz eder, sykyntyly kylar.
Görüyorsunuz ki; dy? âleminde insan ba?kasyna bir kötü davrany?ta bulundu?u zaman devamly huzursuzdur. Çünkü Allahû Tealâ, ona azap eder. Ruh da nefse huzursuzluk verir. Arkasyndan o ki?i, kendisinden intikam alyndy?y zaman da huzursuzdur. Kendisi o ki?i ayny i?i, ayny olayy ba?ka birinin üzerinde vücuda getirirken, onu üzerken, onunla ilgilenmez, o konuyu dikkate almaz. Ama ne zaman ki ba?ka birisi de kendisine ayny olayla mukabele eder, kendisinden intikam alynyr, o zaman bu onu deh?etli huzursuz kylar, sykyntyly kylar ve aldy?y intikam sebebiyle de ki?i huzursuz olur.
Öyleyse dy? dünyamyzda, evvelâ ba?kalaryna kötü davrandy?ymyz için huzursuzuz. Sonra da onlar bizden intikam aldy?y zaman huzursuzuz. Birçoklary bununla kalmayacaklardyr; intikam alandan intikam almaya kalkacaklardyr. Bu da onlary huzursuz kylacaktyr. Ki?i, intikam alabilirse, yeniden huzursuz olacaktyr. Çünkü ruh, nefse derhal azap verecektir. Allah da o ki?inin fizik vücuduna azap verecektir ve ki?i huzursuz olacaktyr. Allah’yn verdi?i sykynty; azap adyny alyr. Allahû Tealâ, azap edecektir. Ruhun verdi?i sykynty ise huzursuzluk ?eklinde dizayn edilmi?tir.
Sevgili karde?lerim, öyleyse mutluluk dizayny içerisinde ba?kalary var hayatymyzda. Yalnyz ya?amyyoruz. Ynsan, sosyal bir mahlûktur. Ba?kalary oldu?u sürece, birle?ik kaplar kanunu yürürlü?e girer. Siz ba?ka birine ne yaparsanyz, toplumdan bir ba?kasy (belki de ayny ki?i) size onun aynyny iade edecektir. Genel çerçeve içerisinde; giden, tekrar geri gelir. Allah bir defa daha anynda defteri kapatyr. Allah’yn kapatty?y defterde ki?i kime huzursuzluk vermi?se, sykynty vermi?se, Allahû Tealâ da o ki?inin içine ayny huzursuzlu?u, sykyntyyy mutlaka verir. Ama yetmez; insanlar da o ki?iden intikam almaya kalkacaklardyr. Ba?arabilirlerse, ba?kasyna kötü davranan ki?i ikinci defa huzursuz olacaktyr. Ve e?er huzursuzlu?unun arkasyndan, o da ayny ki?iye ayny ?ekilde bir hatayy yapty?y taktirde, onu huzursuz etti?i taktirde, Allahû Tealâ ona bir defa daha azap verecektir.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, öyleyse mutluluk olayy syk syk kesiliyor. Ynsanlar, mutlulu?u hep Allah’yn emretmedi?i yerlerde ararlar. Meselâ ki?i zanneder ki: “Ben bir zengin olsam, o günden sonra artyk ben hiç huzursuz olmam. Sykynty my çekermi?im yani, param olmu?, diledi?im gibi her?eyi alabiliyorum. Bu, bo? bir hayaldir sevgili karde?lerim. Hiç kimse böyle bir statüde mutlu olmaz. Nefsinin afetlerine tâbî olan ki?i, her tâbî olu?ta, mutlaka huzursuz olacaktyr. Arkasyndan, Allahû Tealâ tarafyndan da tekrar o ki?i sykynty çekecektir.
Böyle bir dizaynda huzursuzluk, ardarda gelen bir müessese dy? âleminizde sizi devamly tedirgin eder. Arkasynda ba?ka birini sakyn aramayyn. Ba?kasy yok; siz varsynyz. Siz ba?kalaryna kötü davrandy?ynyz için, onlar da size kötü davranmy?lardyr.
Diyeceksiniz ki: “Falanca olayda ben ba?lamadym, ba?kasy ba?lady.” Tamam, ba?kasy ba?lady. Ama ikinci olayy siz vücuda getirdiniz; ondan intikam aldynyz. Artyk siz müdahil olarak devreye girdiniz. Girdi?iniz andan itibaren, zincirin halkalary hep negatif istikamette geli?ecektir sizin için. Çünkü sizin yapty?ynyz kötülü?e, o da kötülükle mukabele edecektir. Onun kötülü?üne, siz de kötülükle mukabele edeceksiniz.
Nefsler arasyndaki kavga, devamly Allahû Tealâ tarafyndan cezalandyrylmanyzy, ba?ka insanlar tarafyndan da ayny hatalaryn tekerrür etmesini ifade eder.
Paranyz olsa ne yazar. Ystedi?iniz ?eyi alyn. Yüz tane apartman daireniz olsun. Mutlu bir insan olabilir misiniz? Bir tane yazly?ynyz olsa, bir tane de ihtiyacynyz olsa iki eder. Geriye kalan 98 tanesini kiraya vermek mecburiyetindesiniz. Yandynyz! Herbirinin, kiracylar tarafyndan nasyl tahrip edildi?ini görmenin huzursuzlu?u, sizi çok büyük sykyntylara sokar. Ynsanlaryn ne kadar duygusuz, ne kadar tutarsyz, emanete kar?y ne kadar ihanet eden hüviyette oldu?unu o zaman anlarsynyz. Paranyz, size sadece huzursuzluk vermi?tir, sykynty vermi?tir.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, her?ey öylesine güzel ki... Bu güzelli?i ya?ady?ynyz zaman, ne iç âleminizde ne dy? âleminizde ne de Allah ile olan ili?kilerinizde tortu kalmayacaktyr. Sonsuz bir mutluluk sizi yakalayacaktyr.
Bir de Allah ile olan ili?kilerde mutsuzlu?a bakalym beraberce: Niçin insan mutsuzdur? Allah’yn emirleri var. Onlary yerine getirmiyor ki?i. Getirmedikçe, Allahû Tealâ o kuluna azap eder. Peki ya yasaklary? Bu da ikinci açydan baky?tyr. Yasaklaryna da itaat edilmesi lâzym. Ytaat edilmezse ne olur? Allah’yn azaby, sonra da ruhun nefse huzursuzluk vermesi, her ikisinde de ardarda gelir. Öyleyse böyle bir ortamda yapylmasy lâzymgelen ?ey çok açyktyr; ba?kalaryna kötü davranmamak, kötülük etmemek. Peki üçüncü açydan meselemize bakty?ymyz zaman ne görüyoruz? Allah’yn emirlerine ve yasaklaryna itaat etmek veya etmemek. Ytaat ettikçe, mutlulu?u ya?aryz. Ytaat etmedikçe, isyan ettikçe, azap bize mutlaka ula?yr. Emirler cephesinde de yasaklar cephesinde de...
Bütün insanlar, hayata nefsleri %100 afetlerle dolu olarak ba?larlar. Nefsinde afetleri var olan bir insan, hep mutsuz olmaya mahkûmdur. Ba?ka bir alternatifi yoktur sevgili karde?lerim. Hep huzursuz olacaktyr. Yç dünyasynda; nefsi ile ruhu (nefsinin afetleri ile ruhunun hasletleri) arasyndaki kavga sebebiyle. Ruhu vücudundan ayryldyktan sonra, gene iç dünyasynda nefsinin afetleriyle iradesinin kavgasy sebebiyle. Nefsinin afetleriyle ba?ynyn üzerindeki devrin imamynyn ruhunun kavgasy sebebiyle. Bu, o ki?i hayatta oldu?u sürece bitmek tükenmek bilmeyen bir huzursuzluktur. Ömür boyunca ki?i bunu ya?ar, aklyny ba?yna toplayamady?y sürece.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, ?imdi sizlerle sohbet ediyoruz. Siz bana sorarsanyz e?er “Mutlu musun?” diye, biz çok mutlu oldu?umuzu söylemek durumundayyz. Çünkü ?u anda biz, Allah’yn sohbetini yapyyoruz. Sizlere, Allah’yn bize emretti?i standartlarda, ö?retti?i standartlarda, mutlulu?u biz de size ö?retmekle vazifeli oldu?umuz için, bu görevimizi yerine getirmenin mutlulu?unu ve huzurunu ya?yyoruz. (Bu arada çayymyzy ve kahvemizi içiyoruz. Herbiri ayry bir güzellik sevgili karde?lerim. Biz çay tiryakisi de?iliz, kahve tiryakisi de de?iliz. Ama ikisinden de içti?imiz zaman ho?umuza gider. Önemli olan, o güzelli?i ya?amaktyr.)
Hayat güzelliklerle doludur. Ama bakmasyny bilmiyorsunuz. Ben hep size söylüyorum ya; o geçti?iniz yerlerde, a?açlara, çiçeklere hiç dikkat etmeden geçti?iniz yerlerde, benim bu konu?mamy dinledikten sonra etrafynyza bakyn. Gö?ün mavisine bakyn, beyaz bulutlaryn gökte nasyl bir uyumda oldu?unu görün. Denizin koyu mavisi ile göklerin açyk mavisi nasyl bir güzellik olu?turuyor... Ye?eren bitkiler, çiçekler... Her rengi, Allahû Tealâ koymu? çiçeklere, göz zevkimizi sa?lamak için sadece. Her?ey bizler için yaratylyyor sevgili karde?lerim. Biz insanlar için, bizim mutlu olmamyz için. Renk karma?asyny de?il; renk ahengini ya?amamyz için. Her?ey öylesine güzel ki sevgili karde?lerim... Nasyl anlataca?ymy ben de bilemiyorum. Ya?amak ba?ka ?ey, anlatmak ba?ka ?ey.
Sevgili karde?lerim, Allah’a o kadar çok ?ükrediyoruz, o kadar çok hamdediyoruz ki; bu güzellikleri bize ö?retti?i için, sizleri de Allah yolunda teçhiz edebilecek özellikleri Allahû Tealâ bize nasip kyldy?y için. Görüyorsunuz ki; mutluluk, iç dünyanyzda mutluluk, dy? dünyanyzda mutluluk ve Allah ile olan ili?kilerinizde mutluluk olarak 3 ayry cephede dizayn edilmi?tir.
Daimî zikirde birisi olsaydynyz, iç dünyanyzda kesintisiz bir mutlulu?u ya?ayacaktynyz. Neden? Çünkü nefsinizde hiç afet kalmamy?. Allah’yn bütün emirlerine itaat eden yasak etti?i hiçbir fiili i?lemeyen bir özelli?in sahibisiniz. Evvelâ birinciden ba?layalym. Neden mutlu olacaksynyz o zaman, daimî zikre ula?ty?ynyz zaman? Çünkü nefsinizin kalbinde afet kalmamy?. Öyleyse nefsiniz ile ruhunuz arasyndaki diyalektik mücâdele, kavga, sava? kesinlikle sona ermi?. Bir daha geri gelmesi de mümkün de?il.
Daimî zikre ula?an ki?i, daimî zikirden dü?mez. Böyle bir ?ey e?yanyn tabiatyna terstir. Yani daimî zikre ula?an bir ki?inin, daimî zikirden geri dönü?ü hiçbir zaman gerçekle?mez. Sadece muhlis olmayan kullar, ?eytanyn tuza?yna dü?erler.
Öyleyse ki?i iç âleminde nefsinin afetleri tamamen yok olmu?, içindeki kavga bitmi?. Dikkat edin; içindeki ?arkynyn bitmesi ile içindeki kavganyn bitmesi ayny ?ey de?ildir. Ki?inin içindeki ?arkynyn biti?i, onun huzursuzluklaryny dile getirir. O ki?i huzursuzdur. Yçinde bir ?arky vardyr ki?inin. Bir ?eyler ümit etmektedir hayattan. Onlar olmamy?tyr. Kendi yanly?lyklary sebebiyle hedeflerine ula?amamy?tyr ve bir gün ümidini kaybeder. Y?te o, ki?inin içindeki ?arkynyn bitmesidir. Halbuki bu ki?i e?er Allah’yn yolunda olsaydy, Allah’a ula?mayy dileyerek yola girseydi, ruhunu, vechini, nefsini Allah’a teslim etseydi, o ki?i asla mutsuzlu?u ya?amazdy. Hep mutlu bir insan olurdu. ?artlar de?i?erek kötü oldu?u zaman da o ki?i mutlulu?unu devam ettirirdi. Bu ise içindeki kavganyn bitmesidir.
Sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym, öyleyse buradaki dizayna dikkatle bakyn. E?er Allah’yn yolundaysanyz, mutlulu?unuz günbegün artacaktyr. Mutlulu?unuzun arty?y, en basit bir matematik ifade ile nefsinizin kalbindeki afetlerin azalma oranyna kesinkes e?ittir. Nefsinizin afetleri syfyra do?ru yakla?tykça, sizin mutlulu?unuz sonsuza do?ru artar.
Yç dünyanyzda mutlusunuz; nefsinizle ruhunuz arasyndaki sava? bitti?i için.
Dy? dünyanyzda mutlusunuz; ba?ka insanlarla aranyzdaki kavga bitti?i için.
Siz öyle olsanyz da onlar size kin besleyebilirler mi? Evet, besleyebilirler. Onlar size dü?man olabilirler. Ama ne yazar? Onlaryn dü?manlyklary size tesir edemez. Huzursuz olmazsynyz sevgili karde?lerim. Yçinizde huzursuzluk olursa, olu?tu?u anda Allah onu derhal sizden alyr. Artyk Allah’yn dostusunuzdur.
Sevgili karde?lerim, Osmanly’da Yükselme Devresi boyunca dünyanyn ikinci asr-y saadeti ya?anmy?tyr, . Üçüncü asr-y saadet de in?aallah bu devrede ya?anacaktyr.
Bu söylediklerim sizin zihinlerinizde ve kalplerinizde yer aldykça, güzele do?ru bir yolculu?a çykacaksynyz. Nefsinizin afetlerini yok etmek istikametinde bir gayretin sahibi olacaksynyz. Her geçen gün mutlulu?a do?ru bir yakla?ym. Nefsinizin afetleri yary yaryya azaldykça (ki Allahû Tealâ’nyn garantisi var buraya kadar) dünya saadetinin yarysy sizindir. Yolunuza devam edebilirseniz, bu yary, yarydan çok ötelere geçecektir. Daimî zikre ula?ty?ynyz zaman ise artyk sizin için dünyada mutsuzluk tehlikesi tamamen tükenmi?tir. Böyle bir ?ey sizi etkileyemez. Hep mutlu olursunuz. Ve sizi asyl mutlu edecek olan husus, ba?kalary için ya?amanyzdyr. Ba?kalary için ya?ady?ynyz zaman o kadar çok me?gul olursunuz ki; o me?guliyet, kendinizi dü?ünmenize zaten müsaade etmez. Ve de bu, mutlulu?un en üstün, en muhte?em noktasydyr. Ba?kalarynyn, sizin Allah’tan aldy?ynyz emirleri onlara vermenizle, onlar o emirleri yerine getirdikçe onlaryn ya?adyklary mutluluk, sizi kat kat mutlu eder. Her?ey öylesine güzel ki sevgili karde?lerim...
Hep Allah’yn ülkesinde ya?amak istemez misiniz? ?u apsis ve ordinat çizgilerinin kesi?ti?i yerde yukary taraf, üst taraf. Allah’yn ülkesinde... Syfyryn üstündeki noktalarda mutluluk vardyr. Allah, siz ve ruhunuz, bütün güzellikleri ya?arsynyz. Allah, siz ve iradeniz, bütün mutluluklary ya?arsynyz. Ruhunuz sizinleyken, Allah, siz ve ruhunuz. Ruhunuz Allah’a ula?tyktan sonra nefsiniz daimî zikre ula?my?sa ruh hüviyetine ula?acaktyr. O zaman da onunla mutluluklary ya?ayacaksynyz. Mutluluk üçgenindesiniz. Davrany?larynyz, hep ba?kalaryna huzur verici davrany?lar olacak.
Söylediklerimizi yapmak o kadar zor mu görünüyor size sevgili karde?lerim? Sadece bir tek dilek; Allah’a ula?mayy dileyeceksiniz. Hepsi bu kadar. Geri kalanyny Allah gerçekle?tirecek. Diyor ki: “Ben sizi Kendime ula?tyraca?ym. Sizden bir tek ?ey istiyorum; Bana ruhunuzu ula?tyrmayy dileyin. Ben de bu dile?in kalbinizde varolup olmady?yna bakayym. Kalbinizde varsa, bitti; kurtuldunuz. Size dünya mutlulu?unun yarysyny garanti ediyorum.”
Nefsinizin afetlerini %51 oranynda azaltmayy, Allahû Tealâ garanti ediyor. “Ruhunuzu Kendime ula?tyrmayy da garanti ediyorum.” diyor. Allah’yn yapty?y ?ey, size hem ya?ady?ynyz sürece dünya saadetinin yarysyny sa?layaca?yna dair hem de mutlaka sizi üçüncü kat cennetine kabul edece?ine dair garanti vermesi.
Bütün bunlardan sonra Allah’y haksyzlykla itham edenler çykyyor sevgili karde?lerim. Bir “hiç” sebebiyle, sadece Allah’a ula?mayy diliyorsunuz diye, Allah size dünya saadetinin yarysyny garanti ediyor. Yani nefsinizin afetlerinin %51’ini mutlaka O yok edecek. Size zikri sevdirecek. Bu konuda yapmanyz lâzymgelen ne varsa, namaz my kylmanyz lâzym, sizi namaza ysyndyracak, namazy size sevdirecek, zikri size sevdirecek. Özellikle zikir önemli... Elbette yedi vakit namazy kylmalysynyz, bütün boyutlaryyla. Ama Allahû Tealâ zikri, namazdan da Kur’ân-y Kerim tilâvetinden de üstün görüyor.
Sevgili karde?lerim, i?te sizlere hep mutlulu?un reçetesini veriyoruz. Kur’ân-y Kerim, bir mutluluk rehberidir. Mutlulu?un nasyl olu?tu?unu anlatmaya çaly?tyk size. Allah’a ula?mayy dilemezseniz, bu mutlulu?a kavu?amazsynyz, sevgili karde?lerim. Ama dilerseniz, üçüncü kat cennetiniz de garanti, dünya saadetinin yarysy da garanti. Bundan sonrasy, sizin iradenizi kullanmanyzla yakyn ili?kilidir. Yradenizi kullanyr da Allah yolunda daha ötede adymlar atmak isterseniz, yolunuz alabildi?ine açyk. Zikirleriniz arttykça, daimî zikre do?ru yakla?yrsynyz.
Daimî zikre ula?tyktan sonra ise dünyanyn ya?amaya ne kadar de?er bir yer oldu?unu siz gelip bize anlatacaksynyz. “?u güzelli?i de ya?adym. Tayyi mekân oldum. Allah’yn ne kadar güzellikleri varmy?. Hamdolsun ki; insan olmanyn o büyük mutlulu?una erdim.” diye, bize gelip bir ?eyler söyleyeceksiniz. Bizi de söyledikleriniz, ayry bir mutluluk ile mutlu edecek.
Biliyor musunuz sevgili karde?lerim, sizden gelen her güzel ?ey, bizi mutlu kylyyor. Her yanly? ?eyin de düzeltilmesi için gayret sarfetti?iniz için gene Allahû Tealâ içimize huzur veriyor. Yani her hâlükârda sizin bize ula?tyrdy?ynyz her?ey, bizi mutlu kylar. Aranyzdaki anla?mazlyklary halletmekle de biz vazifeliyiz. Ama ço?u zaman nefsleriniz devreye girdi?i için, hedefe ula?amyyorsunuz. Oysaki dünya, bütün güzellikleriyle sizi bekliyor. Cennet, bütün güzellikleriyle sizi bekliyor, sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym. Ve sizin dünya saadetine de cennet saadetine de ula?abilmeniz için yapmanyz lâzymgelen bir tek ?ey var. Geri kalanyny O, ö?retecek, O, sevdirecek, O yaptyracak. Garanti veriyor.
Öyleyse ne duruyorsunuz?
Yerler ve gökler kadar geni? olan Allah’yn cennetlerine ko?un!
Bu dünyayy da kendinize cennet yapyn!
Sadece Allah’a ula?mayy dileyeceksiniz.
Hadi ne duruyorsunuz?
Dileyin, Allahû Tealâ’ya ula?mayy!
Dileyin ki; Allah size furkanlar versin.
Dileyin ki; bütün günahlarynyzy örtsün. Allahû Tealâ’nyn hepinizi hem cennet saadetine hem dünya saadetine ula?tyrmasyny Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimizi in?aallah burada bitiriyoruz, sevgili karde?lerim, can dostlarym, gönül dostlarym.
Dualarymyzla...