KEHANET

Adlarına kâhin denilen insanlar duymuşsunuzdur. Kâhin olmak, haber vermek anlamında kullanılan bir kelimedir. Kâhinler, genel olarak şeytandan ya da gaybî güçlerden, birtakım cinlerden, birtakım bilgiler alıp, bunları söyleyenlerdir. Birçok insan, kehanet dedikleri bir hususu gerçekleştirirken, kaynağın ne olduğunu söylemezler. Oysa ki, Allah ile ilişki kurmayan insanın arkasında mutlaka şeytan vardır. Bu kâhinler, geleceği keşfetme yolunda olan insanlar. Ve bu kâhinler, ya da başka bir adıyla astrologlar, (astroloji diyorlar yıldızlar ilmine, işte bunlar) o yıldızlar ilminin ötesinde; cinlerle, suflî cinlerle ilişki kurarak geleceği öğrenmeye çalışanlardır.

Kehanet müessesesi zülmanîdir. Allah'ın işareti vahiyle gelir ve Allahû Tealâ'nın vahyettikleri kehanet değildir. Kehanet, Allah'ın yardımı olmadan, bir insanın geleceği bilme işlemine denir. Kehanet, Allah'ın bildirisi ile olmaz. Kehanet, zülmanî bir işlevdir. Allah kime vahyetmişse, O, Allah'ın kendisine vahyettiğini başkalarına açıklar. Bu haber vermedir. Bu risalettir. Allah'ın bildirdiklerini bildirmektir.

Nostradamus bir kâhindi, şeytanla ve cinlerle ilişki kurmuştu. Onlardan aldığı bilgilerle, insanlığın geleceğine dair açıklamalarda bulundu ve söylediklerinin bir kısmı da tuttu. Ama tutmayan birçok açıklaması var. Meselâ, 2000 yılına kadar 3 tane cihan harbinden bahsediyordu. Ama üçüncüsü olmadı. 2000 yılını geçtik ve 3. cihan harbi olmadı. Öyleyse kehanet müessesi, Rabbanî değildir.

İSKENDER ALİ MİHR