MEDİTASYON ve UÇMAK
Cenneti dünyada yaşamak nasıl gerçekleştirilebilir?
Transandantal meditasyonun bir ileri
safhasında TM-sidhi programına geçiliyor. Kişinin tüm
potansiyelini idrak ederek aydınlanma konumuna ulaşmasını
hızlandırdığını söyledikleri bu programın bir bölümünü,
yoga uçuşu oluşturuyormuş.
Aydınlanma
dedikleri şey; adamların içlerinin artık aydınlanamayacak
şekilde konsantre bir karanlıkla kaplanması. Adına aydınlanma
diyorlar; "illumination."
Yoga
uçuşu; vücudun yerden bir miktar yükselip kısa mesafelerle
öne doğru ilerlemesi; yani zıplama. Diz çökmüş vaziyette
olan bu insanlar zıplamaya başlıyorlar; 30 cm öteye zıplıyorlar.
Bu zıplamanın adına da uçuş diyorlar. Herşey sahtekârlık!
Burada iblis devreye giriyor. Vücudun yerden bir
miktar yükselip kısa mesafelerle öne doğru ilerlemesine
yoga uçuşu deniyor. "levitasyon"; bir insanın,
yere dokunmadan boşlukta durması hâli.
İblis'in
yardımıyla kişinin karşıt elektronlarının ağırlığını
arttırmak suretiyle, kişinin negatif ağırlığını elektronlardan
daha ağır hâle getirilmesi. Ne oluyor? Yer çekimi kuvvetinin
tesiri kalmıyor. Dolayısıyla hangi seviyeye kadar yükselmek
istiyorsa, o insanı kaldırıyor.
Ne zaman ilim, karşıt elektronların dönüş hızlarını, arttırabilecek
olan bir metodu geliştirebilirse, şeytanın yaptığını herkes
yapabilecek, ilim yapabilecek. O zaman insan bütün insanlar
için, boşlukta durma olayı, yavaş yavaş, yerden yukselme
olayı gerçekleşmiş olacak.
Öyleyse şeytanın muradı ne burada?
Muradı;
insanları zulmani ilimlere yaklaştırmak ve Allah'tan uzaklaştırmak
ve böylece mutsuz etmek. İnsanlar mutsuzsa, sadece Allah'tan
uzaklaştıkları için mutsuzlar. Bu mutsuzluğu daim kılmak,
şeytanın temel hedefi. Zaten insanların çoğu, Allah ile
ilişkilerini artık tamamen kesmişler. Dolaylı dolaysız,
şeytanla ilişki hâlindeler. Yani, Allah'ın emrini yerine
getirmeyen bir insan, kimin emrini yerine getirdiğini
zannediyor. Kendi arzusu olduğunu zannediyor olayların.
Oysa ki arkalarında hep şeytan var. İnsanlar Allah'ın
emrinde değillerse, o zaman hep şeytanın emrinde oluyorlar.
TMsidhi programıyla beyin ve beyin
fonksiyonlarının entegrasyonunu sağladıklarını ve bunun
o sırada çekilen EEG testi ile (Elektro Ensefelografi;
Beynin elektriksel dalgalarının kaydedilmesi) izlendiğini"
ifade ediyorlar. Bu yöntem; "cenneti dünyada yaratmaya
davet" başlığı altında anlatılıyor ve bireyde mutlu
bir şuuru geliştirdiği için; cenneti dünya hayatında yaşamanın
pratik bir yöntemi olarak tanımlanıyor. Grup halinde uygulandığında
ise toplumdaki her bireyin refahını arttırarak hayatlarına
başarı ve mutluluk getirdiği belirtiliyor.
Topyekün cehenneme gidecek olan insanlar; başka insanları,
kendilerinin ne bu dünyada ne de öbür dünyada asla yaşayamayacakları
bir cennete davet etmek yetkisinin kendilerinde var olduğunu
zannediyorlar.
Öyle
bir zavallılık ki bu! İblis; sadece yalan söyler ve bu
insanları da başkalarına da aynı yalanları ulaştırmak
konusunda techiz etmiş durumda. Adamlar 8 tane uydudan
bütün dünyaya yayın yapıyorlar ve bu aydınlanma konusunda
bakanlık bile kurmuşlar. Dünya imparatorluğunun illüminati
bakanlığı, aydınlanma bakanlığı.
Mutluluğun da ne olduğundan haberdar değil adamlar. Mutluluk;
bir insanın iç dünyasında, dış dünyasında ve Allah ile
olan ilişkilerinde kesintisiz bir sulh ve sükûn, uyum
hâlidir. Bu uyum hâli, iç dünyanızda; nefsinizle
ruhunuz arasındaki
uyum hâlini ifade eder. Bunun için de nefsinizdeki bütün
afetlerin, 19 tane afetin %100'ünün nefsinizin kalbini
terk etmesi lâzım ve bunun da zikirden başka bir silahı
yok.
Dış
dünyanızda da başka insanlarla kavganızı bitirebilmek,
Allah ile olan ilişkilerindeyse Allah'ın bütün emirlerini
yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen bir
konuma ulaşmanız lâzım.
"Cenneti
dünyada yaratmak; transandantal meditasyon sidhi programıyla
mı gerçekleşir?"
Dünyadayken
cenneti yaratmak; daimi
zikirle gerçekleşir. Bu ise Allah'ın Kur'ân-ı Kerim'de
verdiği metodu bütünüyle uygulamakla mümkündür, bedavadan
elde edilmez. Mutlaka Allah'ın, o kişinin kalbi üzerinde
yapacağı özel müdahalelerle kalbin içindeki ekinnetin
alınması, yerine ihbat konulması, kalbin mührünün açılması,
içindeki küfür kelimesinin alınması yerine îmân kelimesinin
yazılması, o kişinin göğsünden kalbine nur yolunun açılmasıyla
mümkündür.
Bunları
yapacak olan insanlar değil; Allah'tır ve bu konu bir
talebe dayanır, Allah'a
ulaşma talebine! Ulaşmayı dileme talebine! Böyle bir
şey bu! İnsanlar tarafından hiç bilinmiyor. Allah'ın onlarla
bir işi yok.
İSKENDER ALİ MİHR