FATİH SULTAN MEHMED
Doğum / Ölüm: 1432-1481
SaltanatSüresi:1444-1446/1451-1481
Yedinci Osmanlı Padişahı ve İstanbul
Fatihi'dir. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok ehemmiyet verilen
şehzade Mehmed, devrin en mümtaz âlimlerinden ilim öğrendi. İlk
hocası Molla Yegan'dı. Daha sonra, meşhur dîn ve fen âlimi, zâhirî
ve batınî ilimlerde mütehassıs mürşidi Akşemseddin Hazretleri'nin
terbiyesine verildi. Akşemseddin Hazretleri, şehzadenin her şeyiyle
bizzat ilgilenirdi. Güzel bir eğitimden geçip matematik, hendese
(geometri), hadis, tefsir, fıkıh, kelâm ve tarih ilimlerinde iyi
şekilde yetişti. İdare edeceği memleketlerden kim gelirse gelsin,
ona kendi dili ile hitap etmek için Arapça, Farsça, Latince, Yunanca
öğrendi. Sultan Mehmed'in hayal gücü çevresini bile korkutuyordu.
İstanbul'un alınması için, mürşidi Akşemseddin Hazretleri'nin himmeti
ve büyük mucitlere has tahayyül dehası ile, yürüyen zırhlı kuleler
yaptırmış, havan topunu icat etmiş, mühendisliğini kendisinin yaptığı
toplar döktürmüştü. Mürşidine itaati, azmi ve Allah vergisi dehası
sayesinde, Allah'ın yardımıyla İstanbul'u fethetmiştir. O devirlerde
Fatih'in karşısında olanlardan Dukas şöyle diyor: "İkinci Mehmed,
topların ve muhasara aletlerinin nerelere konması, muharebe ilerledikçe
nasıl yer değiştirmesi icap ettiğini düşünüyor, tespit ediyor, emir
veriyordu. Lağım açılacak yerleri, harp planları üzerinde işaretliyor,
hendeklerin başlarını ve merdivenlerin surların neresine dayanacağını
gösteriyordu. Bütün gece bunları hazırlıyor, gündüz emirlerinin
nasıl tatbik edildiğini kontrol ediyordu. Sanılır ki hiç uyumuyordu.
Kimsenin aklına gelmeyen hileleri bulup tatbik etmekte, galiba emsali
gelmemişti." 21 yaşında genç bir İtalyan olan Zorzo Dolfin ise Fatih
ile ilgili şu satırları yazıyor: "Sultan Mehmed çok az güler. Zekâsı
daima çalışma halindedir. Çok cömerttir. Her işte fevkalâde atılgandır.
Kesin konuşur. Kimseden çekinmez. İçki içmez, zevk ve sefadan uzaktır.
Türkçe, Yunanca ve Sırpça'yı iyi konuşur.